Bir ülkenin geleceği; üreten, ilham veren ve sesini duyuran kadınlarla yükselir. Cumhuriyet'in çağdaş kadın idealini sanata taşıyan bu proje, kadınların sesini bu kez bir senfoniye dönüştürerek Türkiye'de bir ilke imza atıyor.
Sıradan bir konser değil; Türkiye'de daha önce hiç yapılmamış bir şey. Bu, bir hafıza konseri, bir birlik çağrısı.
Tamamı kadınlardan oluşan 60 kişilik, Türkiye'nin ilk senfoni orkestrası.
Kültürel mirasımızı senfonik altyapıyla evrensel bir dile taşıyan bir format.
Kadınların sesi yalnızca duyulmayacak; bir senfoni olarak tarihe geçecek.
Osmanlı padişahı III. Ahmet'in torunu olan Önol, klasik müzik birikimini çağdaş eğitimle harmanladı.
Bir miras, çağdaş bir sahneSanat hayatına çocuk yaşta başlayan Ecem Önol, İstanbul Şehir Tiyatroları'ndaki tiyatro eğitiminin ardından müziğe yöneldi. Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda viyolonsel eğitimi aldı; Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde bu eğitimini sürdürdü.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikal Tiyatro Bölümü'nde Vecihi Ofluoğlu ve Tülay Uyar gibi isimlerle çalışarak hem şan hem sahne eğitimi aldı. Türk popüler müziğinin seçkin eserlerini evrensel bir yaklaşımla yorumladı.
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası'nda kendi projesiyle solistlik yaptı. Halen Bakırköy Göksel Baktagir Güzel Sanatlar Lisesi'nde viyolonsel eğitmenliğinin yanı sıra solistlik, reklam ve film müziği seslendirmelerine devam ediyor.
Uzun yıllardır Türkiye'nin en prestijli markalarının etkinliklerinde ve seçkin konser salonlarında sahne alıyor.
80'ler ve 90'ların efsane isimlerinin unutulmaz eserleri, senfonik altyapıyla yeniden düzenlenerek o döneme damgasını vuran sesleri bugüne taşıyor.
Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası başkemancısı. Geleneksel ve halk müziklerinin senfonik uyarlamaları Tokyo, Pekin, St. Petersburg ve İstanbul sahnelerinde icra edilen, ödüllü bir besteci ve düzenlemeci.
Bir turne değil; Türk müziğini ve kadının gücünü dünyaya taşıyan bir kültür diplomasisi hamlesi.
Konserler; ulusal basında ve dijital kültür–sanat mecralarında geniş yer buldu.
Konser sonrasında Spotify, Apple Music ve dijital platformlarda yayınlanacak özel kayıtlarla proje yaşamaya devam edecek; kadınların sanattaki sesi yalnızca sahnede değil, dünyanın her yerinde dinlenebilir hale gelecek.
Türkiye'nin öncü kurumlarının vizyonuyla, kadınların sesi bir senfoniye dönüşüyor — ve kültürel hafızamızda kalıcı bir sanat markası doğuyor.